ANA SAYFAKOLONOSKOPİ GASTROSKOPİERCPHASTALIKLAR HAKKINDA BİLGİLERBASINDANİLETİŞİMGörsel Galeri
Prof.Dr.Levent Demirtürk Gastroenteroloji Uzmanı
444 25 99 - (0216) 585 37 00 (EMSEY HASTANESİ)
Pankreas Safra Yolları Hastalıkları
Yemek Borusu Mide Hastalıkları
Barsak Hastalıkları
Sistemik Hastalıklar
Helikobakter Pilori
Karaciğer Hastalıkları
Bu Bölümde Sunulan Konular


Kronik B Hepatit

Hepatit B virus enfeksiyonunun 6 aydan daha uzun süre aktif halde bulunması ve KC de iltihabın devam etmesi olarak tanımlanır. Bu hastaların çoğu enfeksiyonu doğumda veya farkında olmadan geçirilen Hepatit B enfeksiyon sonucu almış olup, genellikle daha önce geçirilmiş akut B hepatiti geçirdiklerini bilmezler (Akut B hapatiti gizli seyretmiştir).
Kronik hepatitis B virus enfeksiyonu dünyada önemli bir sağlık problemidir.
Akut Tip B hepatit, erişkin hastaların yaklaşık %2-%5,yeni doğanların ise %90-95’inde kronikleşir. Dünyada yaklaşık 360 milyon kronik hepatit B enfeksiyonlu kişi mevcut olup,yılda 520 bin üzerinde ölümle sonuçlanmaktadır.Karaciğer kanseri 6.sıklıkta kanser olup,%50’nin üzerinde Hepatit B virus enfeksiyonuna bağlı gelişmektedir.Türkiyede HbsAg(+)’lik oranı %1.8-6.6, enfeksiyonu taşıyan veya karşılaşmış olanların(anti-HbcAg(+)’liği) oranının %28.2 olduğu,Türkiyenin güney doğusunda yaşayan çocuklarda HBV enfeksiyon oranının %9.7 olduğu belirtilmektedir.

HBV Enfeksiyonunda Terminoloji
Kronik hepatit B’nin HbeAg ve Anti HbeAg durumuna göre HbeAg(+) kronik hepatit, HbeAg(-) hepatit olmak üzere iki tipi vardır. HBeAg(+) kronik B hepatit genotip A ve B’nin en yaygın olduğu Kuzey Avrupa ve Kuzey Amerikada en sık görülür.HBeAg(-) kronik B hepatit genotip C ve D ile birlikteliği sıktır. HbeAg(-) enfekte toplumun yaşlanması sonucu son 10 yılın üzerinde artış göstermiş olup vakaların çoğu Avrupanın dahil olduğu birçok bölgede gözlenir.

Bulaş
Hepatit B enfeksiyonunun alındıktan sonraki hastalık bulguları çıkana kadar geçen süre 45-160 gün arasındadır.Hepatit B virusu,açık yaradan veya iğne ile damar içine,cilt altına giriş ve mukoza membranlarla(ağız,vajen vb.) teması(açık yara olmalı),cinsel temas veya doğum esnasında olmak üzere damarsal yolla geçer.HBsAg çeşitli vucut sıvılarında bulunmakla birlikte sadece serum ve sperm enfeksiyoz olabilir.Ağızdan HBsAg(+) tükrük ile temas eden kişilerde enfeksiyon gösterilmemiştir.Buna karşın enfekte kişilerin tükrüğü cilt altı uygulanan hayvanlarda geçiş olduğu belirtilmiştir.
Kan yoluna geçerek bulaşma nedenleri ,kan,kan ürünleri,virus ile enfejkte enjeksiyon , sağlık amaçlı uygulamalar , iğne ve kesici aletlerle yaralanmalardır.Dövme yaptırma,akapunktur ile nadiren Hepatit B alevlenmeleri gözlenmiştir.HBV geçişinde damar içi uyuşturucu ilaç kullanımı önemli olmaya devam etmektedir.Risk ilaç kullanım süresi ile artar.5 yıllık ilaç kullanımından sonra HBV enfeksiyonu hemen daima görülür.

Doğum esnasında veya hemen kısa süre sonra bulaşma,bebeğin kan ile teması aracılığı ile görülür.HBsAg her ne kadar anne sütünde tesbit edilebilirse de ,emzirme bebeğe bulaş riski olarak görülmez. HBeAg(+) anneden doğan ve koruma yapılmayan bebeklerde Hepatit B virus enfeksiyonunu alma riski yüksek olup 6 aylığa oluştuğunda bu bulaş oranı %70-90’dır. Bu çocukların da yaklaşık %90’ında alınan Hepatit B virus enfeksiyonu kronikleşir. HBeg(-) anneden doğan çocuklarda enfeksiyon oranı daha düşük olup %10-40 olup,bunlarda 5 yaşlarında kronikleşme oranın %40-60 olduğu belirtilmektedir.

Özellikle enfeksiyon görülme oranının düşük olduğu bölgelerde muhtemelen çok eşlilik B virusunun önemli geçiş yoludur.Partner sayısının artması,heteroseksüalite,cinsel birlikteliğin süreci enfeksiyonu etkileyen parametrelerdir. Hastanede Hepatit B virus geçişi dializ ünitelerinde ve diş ünitelerinde görülebilir.

Hepatit B virus enfeksiyonu enfekte kan ile temas eden laboratuar çalışanlarında önemli yer tutmaktadır.Aşılama uygulaması bu personelde bulaşı oldukca nadir duruma getirmiştir. Hepatit B virusu ile enfekte olmuş olan sağlık çalışanlarından,hastalara Hepaztit B virus geçişi oldukça nadirdir. Ancak cerrahi,jinekolojik veya diş uygulamalarında hastalara bulaşma görülebilir.

HBV Enfeksiyonu Yönünden Taranması Gerekenler
Risk Taşıyanlar;Doğal bağışık değillerse bağışıklanması gerekenler
*Cinsel partneri HBsAg(+) olanlar
*Çok eşliler
*Homoseksüeller
*Damar içi uyuşturucu ilaç alışkanlığı olanlar
*AİDS olanlar
*Ev içinde HBsAg(+) aile fertleri olanlar
*Bakımevinde yaşayan ve bakım veren personel
*Hapishanede kalanlar
*Sağlık çalışanları
*Kronik böbrek yetmezliği olanlar
*Gebeler
*Kronik Karaciğer hastalığı olanlar
*Kemoterapi veya immunosupresif verilecek olanlar
*Kan,plazma,sperm,organ ve doku vericiler
*Transaminaz değerleri yüksek olanlar
*Akut hepatit geçirmekte olanlar

Klinik Bulgular
Kronik B hepatit erkelerde daha yüksek oranda bulunur.Hepatit B virus varlığını düşündüren göstergeler;yüksek taşıyıcılık oranının bulunduğu etnik orijin,şüpheli cinsel temas,kan ile temas öyküsü, organ nakli veya immunsistemi baskılayıcı tedavi uygulanan hastalar, damar içi uyuşturucu ilaç alışkanlığı ve homoseksüellerdir.Hastalık iyileşmeyen akut hepatiti takip edebilir.Akut atak genellikle hafiftir. Anibaşlangıçlı ve derin sarılıklı hastalar genellikle tam olarak iyileşir.

Hastalarda halsizlik olabilir ve çekap esnasında orta derecede Karaciğer enzim yükseklikleri ile veya kan vericisi olduğu zaman yapılan tetkikler esnasında farkedilebilir.

Kronik hepatit sıklıkla sessiz hastalıktır.Bulgular KC hastalığının şiddeti ile paralellik göstermez.Hastaların yaklaşık yarısında sarılık,karında su toplanması veya Karaciğere kan getiren damarlarda basınç yüksekliğinin gelişimi ile ortaya çıkan ileri dönem Karciğer hastalığı ile gelebilir.Hastalar genellikle daha önce geçirilmiş akut sarılık atağı tariflemezler.

Labaratuvar Testleri
Serum bilurubin, Karaciğer enzimleri ve gama globulin sadece orta derecede yükselmişdir. Serum albumin genellikle normaldir.Düz kas antikoru varsa düşük seviyededir.Hepatit B enfeksiyonun tanısı kan veya Karaciğer dokusunda,virusun belirteçlerinin (antijenler veya antikorlar) ölçümüne dayanmaktadır. HbsAg,HbeAg,anti Hepatitis B kor antijen(anti HbcAg) ve anti Hepatitis B e antijen(anti HbeAg) tetkik edilebilir. Hepatit B kor antijen(HbcAg) serumda genellikle tesbit edilemez. Anti HBc belirteci enfeksiyonun geçmişini değerlendirmede değerlidir.KC biyopsisi,Kronik hepatitten,siroz ve Karaciğer kanserine kadar değişebilen spektrumu içerebilir.

Kronik Hepatit B Virus Enfeksiyonunun Yan Etkileri
*Siroz
HbeAg(+) hastalarda yıllık siroza ilerleme oranı %2-5.5, HbeAg(-) hastalarda siroza ilerleme daha hızlı olup oranı yılda %8-10’dur.Siroz sıklıkla 41-52 yaşları arasında görülür. Hastanın İleri yaşda olması, HBVDNA oranının yüksek olması, birlikte Hepatit C virus,Hepatit D virus,AİDS enfeksiyonunun görülmesi,alkol kullanımı, tekrarlayıcı akut ataklar,biyopside fibrozisin ve nekroinflmasyonun ileri evrede olması Kronik B virus enfeksiyonunun siroza ilerlemesinde belirleyici faktörlerdir.

*Karaciğer kanseri
Siroz olmadan Hepatit B virus taşıyıcılarında Karaciğer kanseri görülmesinde coğrafik farklılıklar gözlenir.Asyalılarda yılda %0.4-0.6,eskimolarda yılda %0.2,kızılderililerde yılda <%0.2 dir.Siroz gelişen hastalarda ise yıllık görülme oranı %2, beş yıllık görülme sıklığı %15-20’dir.Siroz hastalarında Karaciğer kanseri gelişminde, hastanın ileri yaşda olması ,erkek cinsiyet,alkol alışkanlığı, aflatoksin, Hepatit C virus veya Hepatit D virus birlikteliği, KC yetmezliği,sürekli inflamasyon, HbeAg ve HBVDNA varlığı ,belki de HBV genotipi belirleyici rol oynar.

Hepatit B Virusuna Karşı Alınacak Tedbirler
1)Aşılama ;
*Tüm hamile kadınların araştırılarak HBsAg(+) saptanan anneden doğan bebeklerde aşılama+Hepatit B immunglobulin(aşağıda belirtildiği üzere)
*Her Yenidoğanın aşılanması

*Daha önce aşılanmamış ergenlerin aşılanması
*Enfeksiyon riskindeki erişkinlerin aşılanmasıdır

Yapılan aşının tutup,tutmadığının kontrolü ; taşıyıcı annelerin çocuklarında aşının son dozundan 3-9 ay sonra, diğer kişilerde 1-3 ay sonra yapılmalıdır.Kronik dializ hastalarında yıllık takip edilmelidir.

2)Hepatit B serumu;

*HBsAg(+) aneden doğan bebeklerde;doğumdan hemen sonra veya 12 saat içinde
*Hepatit B’li hastaya kullanılan iğnenin yanlışlıkla sağlık personeline batmasından sonra; mümkünse 48 içinde olmak ve 7 gün üzerinde olmamak üzere
*Organ naklinden önce HBsAg(+)’olanlarda nakilden sonra uygulanmalıdır

Tedavi
Tedavide Kullanılan Ajanlar
*Interferon
*Lamuvidin
*Adefovir Dipivoxil
*Entacavir
*Tenofovir Disoproxil Fumarate
*Telbivudine

Hangi tedavi şeklinin ve ne süre ile uygulanacağı, hastalığın evresi,virus belirteçleri, daha önce tedavi uygulanıp uygulanmadığı durumarına göre değerlendirilmektedir. Tedaviden fayda görülmesinde hastanın uyumu,tedavi dozunun ve süresinin tam uygulanıp uygulanmadığı,komplikasyonlar,tedaviden fayda görme kriterlerine uyumluluğu rol oynamaktadır.

Kronik B hepatitli hastaların antiviral tedaviye cevabını belirleyen faktörler
1)İyi Faktörler;
*Heteroseksüel
*Kadın
*Tedaviye uyum gösteren
*Enfeksiyonun son zamanlarda alınması
*Yüksek Karaciğer enzim değerleri
*KC biyopsisinde aktivite
*Düşük HBV DNA seviyesi
2)Kötü Faktörler
*AIDS pozitif
*Doğu ülke kökenli
*Hastalığın erken yaşta alınması


Kronik C Hepatit
Hepatit C virus (HCV) enfeksiyonunun görülme oranı coğrafi farklılıklar gösterir(İskandinav ülkelerinde %0.5 altında,Mısırda %20 üzerinde).Amerikada yaklaşık üç milyon kişi (%1) Hepatit C virusu ile enfektedir.

Risk Faktörleri
Hepatit C virusu ile bulaşmış kan ve kan ürünleri HCV yayılımında önemliydi. Ancak kanlarda hassas testlerle HCV'nün bakılması sonucu kan ve kan ürünlerine bağlı bulaşma riski 100.000 ünitede 1'e düşmüştür.Son zamanlarda HCV RNA'nın bakılması ile bu oran 500.000 ünitede 1'e,1.000.000 ünitede 1'e düşmüştür.
Damar içi uyuşturucu alışkanlığı
Cinsel temas,nadir de olsa hepatit C bulaşında mümkündür.Cinsel organda yara,idrarda kan,adet döneminde temas ile geçiş mümkündür.Cinsel birliktelik yıllarının ,partner sayısının artması bulaş ihtimalini arttırır.Bu durumda korunma yöntemleri gereklidir.Aynı partnerle yaşam söz konusu olduğunda korunma gerekmeyebilir.
Doğum esnasında çocuğa bulaş;Bulaş ihtimali yaklaşık %5'dir.
Dializ.Ancak dünya sağlık örgütünün belirlediği kurallar ve önlemlere sıkı uyulduğunda dializ ünitelerinden bulaş yok denecek seviyelere azalmıştır.
Hepatit C Yönünden kimler araştırılmalıdır
Toplumun tamamında Hepatit C araştırılması kabul edilebilir bir yaklaşım değildir.O halde risk faktörleri de göz önüne alındığında;
Damar içi illegal ilaç(uyuşturucu) kullananlar
HCV'nün görülme sıklığının yüksek olduğu hastalar(Hemofili,hemodializ hastaları)
Açıklanamayan KC enzim yüksekliği olanlar
1992 yılından önce kan ve kan ürünleri alanlar ve organ nakli yapılanlar
Sağlık çalışanları
HCV pozitif kanla temas öyküsü olanlar
HCV (+) olan anneden doğan çocuklar
HCV (+) kişilerin cinsel teması olan partnerlerinde araştırılmalıdır.
Klinik
Karaciğer enzim yükseklikleri,HCV RNA varlığı ile birliktedir.Ancak bazı hastalarda uzun zaman aralıklarında normal kalır.Hastaların çoğunda herhangi belirti yoktur.Bir kısmında,yorgunluk,halsizlik veya karında huzursuzluk hissi olabilir.
Siroza ilerleme;genellikle sessizdir.Trombosit sayısında azalma veya AST/ALT oranında artış ile şüphelenilebilir.Ayrıca ultrasonda bazı anormallikler siroz varlığını düşündürür.
Karaciğer kanseri;dengede sirozlu hastalarda kanser gelişme oranı yılda %3'dür. Erkek,55 yaşın üzerinde ve Alfa Fetoprotein yüksekliği Karaciğer kanseri gelişmesi ile yakın ilişkilidir.
Tanıda,anti HCV,HCV RNA,HCV genotip tayini yapılmalıdır.
Tedavi
A)Kimler tedavi planlamasına alınmalıdır
18 yaş ve üzerindeki hastalar
Serumda HCV RNA(+) ve biyopside belirgin fibrozisle kronik hepatit olan hastalar
Dengede KC sirozu
Tedaviye uyumlu ve isteyen hastalar
İlaç uygulamasına uygun olmayan hastalıkları olmayan hastalar
B) Tıbbi tedavi;
Kullanılan İlaçlar;
Peg Interferon(PegIFN)
Ribavirin
Telaprevir
Boceprevir
Genotip tayinine göre (Türk insanında Genotip 1) tedavi süresi ve takipleri değişiklik gösterir. Halen, İnterferon + Ribavirin tedavisi uygulanan tedavi olmakla birlikte son zamanlarda Telaprevir ve Bocepravir genotip 1 HCV ile enfekte olan hastalarda ümit verici sonuçlar oluşturmaktadır.FDA(Amerikan Gıda ve İlaç Onay Birliği) bu iki ilacın kullanımına onay vermiştir.Çalışmalar tek başına Peg IFN+Ribavirin ile tedavi edilen hastalara göre ,Peg IFN+Ribavirin+Telaprevir ile tedavi edilen hastalarda kalıcı cevap oranının daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur(sırasıyla %44 cevaba karşı % 69-77 cevap oranı).Burada (3'lü tedavide) telaprevir diğer ilaçlarla 12 hafta uygulanır daha sonra istenen sonuçlar elde edilirse Telaprevir kesilir ve diğer 2 ilaçla(Peg IFN+Ribavirin) devam edilir.Boceprevi tedavisinde ise Peg IFN+Ribavirin başlanır,4 haftada Boceprevir ilave edilir.Arada yapılan ölçümler isteten şekilde gidiyorsa birlikte devam edilir,36.haftada Boceprevir kesilir 2 li tedaviyle 48 haftaya tamamlanır.

Tedavinin Yan Etkileri
Interferona bağlı yan etkiler;
1)Yaygın Ancak Hafif Olanlar
Ateş,başağrısı,burun akıntısı,eklem,baş ağrısı
İştah azlığı,kilo kaybı,cinsel isteksizlik
Depresyon,dikkat bozulması
Bulantı,ishal
Deri döküntüsü,saç dökülmesi,iğne bölgesinde reaksiyonlar
Nötrofil,trombosit düşüklüğü
2)Nadir veya Nadir ancak Ciddi
İleri depresyon, intihar eğilimi,psikoz,kasılma
Tiroit hastalığı,sedef,zatüre,diğer otoimmun hastalıkların alevlenmesi
Gözdibi değişiklikleri,kemik iliği baskılanması
Şeker hastalığı,kırmızı kan hücrelerinin yıkımına bağlı kansızlık
Ribavirine Bağlı yan etkiler;
Kırmızı kan hücrelerinin yıkımına bağlı kansızlık,hazım bozukluğu,ürik asit yüksekliği,hamilelerde çocuğu zararlı etki
Telaprevir'e bağlı yan etkiler;
kaşıntı,kansızlık,döküntü,anorektal hastalıklar(hemoroit,makat bölgesinde huzursuzluk,makatta kaşıntı)
Boceprevire bağlı yan etkiler;
kansızlık,beyz küre ve pıhtılaşmayı sağlayan(tronmbosit) hücrelerinde düşme(kemik iliğinin baskılanmasına bağlı) yan etkiler görülebilir.

Clinical Gastroenterology and Hepatology

Gastroenterology & Hepatology 2011

Kronik Hepatit B ve C 'si olan değerli hastalarımız takipte olmanızın(tedavi uygulansın, uygulanmasın) bilimsel yönden faydanıza olduğunun bilincinde olmanız dileği ile



Karaciğer Yağlanması
Bu bölümde alkole bağlı olmayan Karaciğer yağlanmasından bahsedilecektir.
Alkole bağlı olmayan(20gr/gün üzerinde alkol kullanmayan hastalarda) Karaciğer yağlanması, alkol dışı yağlı Karaciğer hastalığı olarak tanımlanır. 
Alkol dışı yağlı Karaciğer hastalığı
  • Tek başına yağlı Karaciğer(Hepatosteatoz) hastalığı
  • İltihapla birlikte yağlı Karaciğer(Steatohepatit) hastalığı olmak üzere iki farklı grubu kapsayan sendromdur.
Yağlanmanın Nedeni
  • Alkol dışı yağlı Karaciğer hastalığından vucuttaki şeker metabolizmasından sorumlu insüline karşı oluşan direncin sorumlu olduğu belirtilmekte olup,metabolik sendrom bulguları [tansiyon yüksekliği,karın çevresinin fazlalığı (erkekde 102cm,kadında 88cm üzerinde),HDL Kollesterol ün düşük olması (erkekde 40,kadında 50’nin altında),trigliserid yüksekliği(≥150) ,şeker hastalığı( ≥110) bulgularından 3’ü varsa metabolik sendrom olarak tanımlanır ve koroner kalp hastalığı riski ile birliktedir] olan hastalarda sıklıkla birlikte görülür.
  • Daha az yaygın olarak kortizon, metotreksat, amiodaron,tamoksifen gibi ilaçlara
  • Hızlı kilo vermeye
  • Damardan beslenme gibi durumlara
  • Lipodistrofi, disbetalipoproteinemi gibi hastalıklara bağlı olarak gelişebilir.
Görülme Sıklığı
KC biyopsisi yapılan hastalarda Alkol dışı Karaciğer yağlanması(tek başına yağlanma+iltihaplı yağlanma) görülme oranı %15-39 iken ,iltihaplı Karaciğer yağlanması görülme oranı %1.2-4.8 arasındadır.Otomobil ve uçak kazasında ölen hastalarda Alkol dışı yağlı Karaciğer hastalığı görülme oranı sırası ile %24-%16 , iltihaplı yağlanma görülme oranı sırası ile %1.2-%2.1 arasında bulunmuşdur.Toplumda US uygulaması sonuçlarına göre Alkol dışı yağlı Karaciğer gözlenme oranı %16.3-%24 arasında bulunmuşdur.İleri derecede şişman hastalarda alkol dışı yağlı Karaciğer oranı %86-%96, iltihaplı yağlı Karaciğer oranı %24-25 olarak saptanmışdır.Amerikada 2025 yılında iltihaplı yağlı Karaciğer hasta sayısının >25milyon olacağı ve halen hepatit C hasta oranının 10 katı olacağı düşünülmektedir. 

Alkol Dışı Yağlı Karaciğer Hastalığı İle Birlikde Olan Risk Faktörleri
Hernekadar alkol dışı yağlı Karaciğer hastalığı şişman olmayan hastalarda da görülebilirse de başlıca risk faktörleri
  • Metabolik sendrom(yukarıda tanımlandı),şişmanlık ve şeker hastalığı
  • İnce barsağın üst kısmını alt kısmına bağlayan ameliyatlar
  • Kan yağlarının yüksekliği
  • Hızlı kilo verme
  • İlaçlar
  • Damardan beslenme
  • Metabolik hastalıklardır 
Belirtileri
Hastaların çoğunda belirti vermez(%48-100). Hastalık tesadüfen labaratuvar testlerinde veya tansiyon yüksekliği,şeker hastalığı veya kan yağ yükseklikleri gibi sık gözlenen hastalıkların takipleri esnasında saptanır.Bazı hastalarda özellikle çocuklarda karnın sağ üst kısmında huzursuzluk veya dolgunluk hissi,halsizlik ve yorgunluk olabilir.Daha önce farkedilmeden ileri dönem siroz bulguları ile de karşımıza çıkabilir.

Muayene bulguları
En sık bulgu hastaların %50’sinde görülen Karaciğer büyüklüğüdür. Siroz bulguları sadece geç dönem hastalarda görülür. 
Labaratuvar Anormallikleri
Karaciğer enzim yükseklikleri(AST/ALT oranı genellikle <1,ALP,GGT yüksek olabilir), Ultrasonografide Karaciğer büyüklüğü,yağlanma lehine bulguların gözlenmesi.
Karaciğer Biyopsisi
KC biyopsi ihtiyacı tartışmalıdır.Ortaya konulan farklı bir tedavinin olmaması, biyopsi ihtiyacı azalmasının temelini oluşturur. Bununla birlikde histolojik değerlendirmede alkol dışı yağlı Karaciğer hastalığının alt gruplarını ayırt etmeyi,şiddeti,hastalığın daha sonraki süreci ile ilgili fikir verebilmesi ve tedavide yönlenmeye imkan sağladığı belirtilmektedir.Sonuçda KC biyopsisi ileri dönemlerdeki gidiş ile ilgili önceden fikir verebilen tek metottur.Ayrıca özel takip ve tedavi gerektiren belirti vermeyen sirozu belirleyebilir. 
Alkol dışı yağlı Karaciğer şüphesi olan tüm hastalara da biyopsi yapmak hem kolay değil,hem de etik değildir. Pratikde hastanın diyet,eksersiz ve alkol almaması olarak ifade edilen yaşam alışkanlıklarındaki değişikliklerin önerilmesi ile 6 ay ertelenebilir.Bu süre sonunda Karaciğer enzimleri hala yüksekse biyopsi düşünülmelidir.

Klinik Gidiş
Özellikle metabolik sendromlu hastalarda olmak üzere alkol dışı Karaciğer yağlanmalı hastaların %5-20’sinde iltihaplı yağlanma olduğu belirtilmektedir .İltihaplı yağlanma olan hastalarda fonsiyon göstermeyen bağ dokusunun oluşumuna ilerleme süresi yaklaşık 5 yıldır. 
İltihaplı yağlı Karaciğer hastalarında 3-8.3 yıl da %0-7 sirozun gözlendiği belirtilmektedir . Nedeni ortaya konulamayan siroz hastalarından %50’ye yakınının İltihaplı yağlı Karaciğerden kökenini aldığı belirtilmektedir.

Tedavi
  • Kilo Vermek
Hernekadar karşılaştırmalı çalışmalar olmasa da kilo vermenin itihaplı yağlı Karaciğeri düzelttiği ve pratikde kullanıldığı belirtilmektedir. Hastalara ağırlıklarının %5-10’unu verecek şekilde haftada 500gr-1.5kg kilo verilmesi tavsiye edilmektedir. Genelde porsiyonunun düşürülmesi ,karbonhidratdan fakir,doymuş yağ içermeyen, meyve ve sebze miktarı arttırılmış diyetin faydalı olabileceği belirtilmektedir.
  • Fizik Eksersiz
Tek başına fizik aktivitenin KC yağlanması üzerine etkisi çalışılmamışdır.Hayvanlarda ise yüksek yağlı diyete bağlı yağlanmanın gelişimini engellediği belirtilmektedir.Diyet ve eksersizin birlikde daha etkili olduğu ,25-30kcal/kg ideal vucut ağırlığı/gün diyet ve hergün eksersiz ile 3 ayda iltihaplı yağlı Karaciğer hastalarının durumunun düzeldiği belirtilmektedir. Fizik ekzersiz olarak haftada 5-7 gün ,herbiri 30-45 dakika süren orta derecede aorobik önerilmektedir.
  • Omega3 Yağ Asidi
Balık yağının,KC de trgiliseridlerin sentez ve depolanmasından sorumlu “sterol regolatuar element bağlayan protein-1(SERBP-1) ‘i baskıladığı belirtilmektedir.Bunun yanında AST ve ALT seviyesinde belirgin düşüş sağlayamasa da trigliserid ve tokluk kan şekerinde düşüş sağlayabildiği de belirtilmektedir. 2gr/gün balık yağının Ultrason tanılı yağlanmada gerileme sağladığı da belirtilmiştir. 

İlaç Tedavisi
Kilo kaybı dışında ilaç tedavisinin etkileri maalesef net değildir. Halen tedavide 4 grup ilaca yönlenilmiştir
a-Antioksidanlar
b-İnsülin hassasiyetini arttıranlar
c-Karaciğer koruyucular
d-Lipit düşüren ajanlar

Değerli hastalar Karaciğer yağlanması rahatsızlığınız yönünden mutlaka hekim kontrolunde takibinizin gerekli olduğunu önemle vurgulamak isterim 


 
ANA SAYFAKOLONOSKOPİ GASTROSKOPİERCPHASTALIKLAR HAKKINDA BİLGİLERBASINDANİLETİŞİMGörsel Galeri